Ortaokul fen bilimleri dersi konu anlatımları, TEOG sınavlarına hazırlık rehberi...

>> >>>>>>>>>>>>>> Mantık sizi A noktasından B noktasına götürür.Hayal gücü ise her yere... EİNSTEİN

03 Nisan 2013

MADDE DÖNGÜLERİ

8.SINIF
DERS 2
ÜNİTE 5: CANLILAR VE ENERJİ İLİŞKİLERİ
KONU: MADDE DÖNGÜLERİ
Canlıların yaşayabilmesi için su, karbon, oksijen, azot gibi maddelere gereksinimi vardır. Canlılar bu maddeleri vücutlarına aldıktan sonra çeşitli yollarla çevreye geri verirler. Canlılar ve çevre arasındaki bu madde alış-verişine madde döngüsü denir.
Karbon ve Oksijen Döngüsü
Canlıların en önemli yapı taşlarından birisi karbondur. Canlıların karbon kaynağı havadaki karbon dioksittir. 


                          
Bitkiler fotosentezle havadaki karbon dioksit ve topraktaki suyu birleştirerek besin ve oksijen üretirler. Karbon, daha sonra besin zinciri yoluyla tüketicilerin vücuduna girer. Canlılar, havadan aldıkları oksijenle besini parçalayarak enerji elde ederken, havaya karbon dioksit verirler.
Ayrıştırıcılar bitki ve hayvan ölüleri toprağa karıştığında, canlıların vücutlarındaki karbonlu bileşikleri parçalayarak karbon dioksit gazına dönüştürürler. Böylece canlı vücudundaki karbon tekrar havaya karışır. 
Ayrıca, odun, kömür ve petrol ürünleri yandığında bitki gövdelerinde depolanmış karbon, karbon dioksit gazına dönüşerek havaya karışır. 
Bu madde döngüleri sayesinde atmosferdeki karbon ve oksijen oranı sabit kalır.  
Yeşil bitkilerin azalması, karbon ve oksijen döngüsünü olumsuz yönde etkiler. Yeşil bitkiler azaldığında havadaki karbon dioksit oranı artar, oksijen oranı azalır. 
        

Güneş ışınları atmosferde biriken gazlar tarafından tutulur. 
Işınların atmosferdeki gazlar tarafından tutulmasına sera etkisi denir. Sera etkisi yaratan bu gazların atmosferdeki miktarının artması dünyadaki ısınmayı artırır. Sonuç olarak atmosferde biriken karbon dioksit gazı sera etkisine sebep olur. Güneş ışınlarını tutar ve yeryüzündeki ısı dengesini bozar. 
                                                          
                                                             Kuzey kutbunda buzullar yok oluyor.  














Küresel Isınma
Neler Yapılabilir?
İklim değişiminin etkilerini çocuklarımız ve onların çocukları daha çok yaşayacaklar.
Bu nedenle okullarda iklim değişimi konusunda eğitici programlar düzenlenmelidir.
Ağaç dikilmelidir.Dikilecek her ağaç atmosferden önemli ölçüde sera gazı(CO2) emer.
Boş araziler ağaçlandırılmalıdır.
Azot Döngüsü
Azot (N), vücut hücrelerimizdeki proteinlerin ve nükleik asitlerin yapısına katıldığı için çok önemlidir.  Havanın % 78’i azot olmasına rağmen canlılar azotu doğrudan kullanamaz. 

Havadaki azot şimşek ve yıldırım aracılığıyla oksijenle birleşerek toprağa karışır. Daha sonra bakteriler bu bileşiği bitkiler tarafından kullanılabilecek hâle getirir. Havadaki azot, doğrudan topraktaki azot bakterileri tarafından da kullanılır.
Canlılar azotu doğrudan kullanamazlar.
Bitkiler azotu protein yapımında kullanır. Bitkileri yiyen hayvanlar, proteinleri vücutlarına alır. Böylece azot, bitkilerden diğer canlılara geçer. 
Azotun canlılar tarafından kullanılabilecek bileşikler hâline dönüşmesine, azotun bağlanması adı verilir. 
Canlılar öldüğünde, topraktaki ayrıştırıcılar tarafından parçalanır. Böylece canlı vücudundaki azot açığa çıkar. Bu azotun bir kısmı bitkiler tarafından kullanılırken geri kalanı havaya karışır. 
Bazı bitkilerin köklerinde yaşayan azot bağlayıcı bakteriler, havadaki ve topraktaki azotu bitkiler tarafından kullanılabilecek bileşiklere dönüştürür. Azot bağlayan bakteriler özellikle baklagillerin köklerindeki yumrularda çokça bulunur.
Çevrenin bilinçsizce tahrip edilmesi, aşırı gübreleme ve ilâçlama, toprağa uygun olmayan bitki ekilmesi ve fosil yakıtlardan çıkan azotlu bileşikler, azot döngüsündeki dengeyi bozan önemli etkenlerdir.
Su Döngüsü
Hücrelerin % 60-90’lık kısmı su ile doludur. Bütün canlılık olayları hücre içinde gerçekleşir. Su, atmosferle yer arasında sürekli dolanım hâlindedir.
Su Döngüsü
Yeryüzünde deniz, okyanus, akarsu ve göllerde bulunan sular, Güneş’in ısıtmasıyla buharlaşarak gaz hâline geçer ve havaya karışır. Ayrıca bitki ve hayvanların terlemesi ve solunumu sonucu açığa çıkan su buharı da havaya karışır. Havadaki su buharı bulutları oluşturur. Bulutlar soğuk hava tabakaları ile karşılaşınca yoğunlaşır ve yağmur, kar ya da dolu şeklinde yeryüzüne iner.
Bir bölgedeki bitki örtüsünün zengin olması, o bölgenin aldığı yağış miktarı ile doğru orantılıdır. Ekvator bölgesinde çok yağış alan yerlerde bitki örtüsü gür ve çeşitli, fakat çöl gibi az yağış alan yerlerde bitki sayısı ve çeşidi azdır.
Ayrıca insanlarda yaşamak için çok yağış alan sulak bölgeleri tercih ederler. Çünkü bitki yetiştirmek, tarım yapabilmek, hayvanları besleyebilmek için suya ihtiyaç vardır.
Orman yangınları, yeşil bitki örtüsünü tahrip eder. Bu da o bölgedeki yağış miktarını azaltır.Düzensiz şehirleşme su kaynaklarını kurutur. 

1 yorum:

Anonim dedi ki...

Çok güzel olmuş. Tebrik ederim. Özellikle görseller bir harika.